Fulham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fulham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2010 Perşembe

Rocchi'ye Selam, Forlan'a Şükran



Maç nasıl ön görüldüyse öyle geçti diyebiliriz aslında. Basketbol maçı olsa, Fulham'ın daha çok şansı olabilirdi. Hodgson'ın öğrencileri, taktik aldıktan hemen sonra oyunu dengede götürdüler, ama zaman geçtikçe teslim oldular Madridlilere. İlk yarı da, 2.yarı da uzatmalar da böyle geçti. Fulham her yönüyle bir takım kimliği ortaya koyarken, Atletico Madrid'in yıldızları farklarını gösterdiler. Forlan şarap gibi, yıllandıkça son vuruşlarda ustalaşıyor. Tereddüt bile etmeden zor vuruşları köşelere göndererek 2 golü bıraktı Fulham ağlarına. Fulham'ın Premier Lig'e uygun uzun defansı, yerden belki de Avrupa'nın en etkili ikilisine teslim oldu. Özellikle 2.golde maç boyu havadan top göstermeyen Hangeland'ın Forlan'a karşı yerden nasıl ağır kaldığını gördük.



Futbol böyle garip bir oyun işte. İtalyan hakem Gianluca Rocchi İstanbul'da Caner Erkin'in 81.dakikadaki düşürülüşünde penaltıyı çalabilse, bugün bambaşka 2 kaderi yaşayan takımları konuşuyor olabilirdik. Rocchi penaltıyı çalamadı, Madrid gitti kupayı aldı, Galatasaray başedemedi Avrupa'dan elenmekle. Yurtdışı başarılarına çok alışkın bu camia için Avrupa'dan elenişin sezonun geri kalanına sirayet etmemesi olanaksızdır zaten.



A.Madrid kötü geçmesine hazırlandığı sezonda Avrupa Ligi'ni aldı, İspanya Kupası'nda finale yükseldi. Fulham için ise rüya gibi bir yoldu bu, mutlu sonla bitmedi ama, bu da yeterdi onlara.



Atletico Madrid : De Gea- Ujfalusi, Dominguez, Perea, A.Lopez- Simao ('68 Jurado), Raul Garcia, Paulo Assuncao, Reyes ('77 Salvio)- Aguero ('119 Valera), Forlan

Fulham : Schwarzer- Hughes, Baird, Hangeland, Konchesky- Duff ('84 Nevland), Murphy ('118 Greening), Etuhu, Davies- Gera, Zamora ('55 Dempsey)

Goller : '32, '116 Forlan, '37 Davies

1 Mayıs 2010 Cumartesi

UEFA'da Yarı Final Gecesi



Ev sahibinin elendiği gece finalin adı belli oldu: Atletico Madrid - Fulham. Sezon başı, ya da Şampiyonlar Ligi'nden gelenler belli olduktan sonra kimsenin tahmin edemeyeceği bir final adı kondu böylece. Geçtiğimiz sezonun Premier Lig 7.si Fulham 3. ön eleme turunda başladığı rüya gibi yürüyüşüne devam etti. Londra'nın en eski takımı, kurt hoca Roy Hodgson yönetiminde 3.ön elemede Vetra (Litvanya) ve play off turunda Amkar Perm'i (Rusya) eledikten sonra CSKA Sofya, Basel ve Roma'nın bulunduğu gruptan 2.olarak çıktı. 2.turda son şampiyon Shakhtar Donetsk'i, 3.turda unutulmaz 4-1'lik rövanş ile Juventus'u, çeyrek finalde Wolsburg'u, ve nihayet yarı finalde de Hamburg'u geçerek finale yükseldi. Bu onların tarihindeki en büyük başarı.

Maçta bizim de temsilcimiz vardı. Hakem Cüneyt Çakır neredeyse hatasız bir maç yönetti. Hamburg ilk yarıyı Mladen Petric'in golüyle 1-0 önde kapattığında Fulham'a final için 2 gol gerekiyordu. İngilizler maçı bırakmadı ve 7 dakika içinde buldu gereken skoru. Goller Simon Davies (dk. 69) ve Macar golcü Zoltan Gera (dk. 76).
Hamburg hafta sonu teknik direktör değiştirmenin bedelini ödedi belki de. Dere geçerken at değiştirimez ama Bruno Labbadia'nın da onları uçuruma sürüklediği bir gerçekti. Sonuç olarak, Petricli, Nistelrooylu ev sahibi artık kupada yok.



Anfield Road'da ise nefesleri kesen, 90 dakikaya sığmayan bir maç izledik. 44'te Aquliani ile öne geçti Kırmızılar ve 90 dakika böyle sona erdi. Mascherano'nun sağ bek, Glen Johnson'un sol bek olduğu garip bir Liverpool sahadaydı. Uzatmalar hızlı başladı. 95'te Yossi Benayoun skoru 2-0'a getirdi ve o andan itibaren tüm ekranları başındakiler ve Anfield Road Atletico'yu izlemeye başladı. Kaybedecek birşeyi kalmayan Quique Sanchez Flores ön libero Paulo Assunçao'yu çıkarıp forvet Jurado'yu oyuna aldı. Dalga dalga gelmeye başlayan Madrid atakları kısa sürede sonuç verdi ve Reyes'in harika pasında Forlan skoru 2-1'e taşıdı. Gerek yanlış yönetim politikları, gerekse Rafa'nın transferde yıllardır süregelen hatalarına bu maçta Torres'in sakatlıkları eklenince, Liverpool'un kadro zayıflığı ve çaresizliği bu dakikalarda ortaya çıktı. Bu sene genelde kopmuş maçlarda oyuna giren ve oynadıkları maç sayıları
bir elin parmaklarını geçmeyecek El Zhar ve Pacheco uzatma dakikalarında Liverpool'da kurtarıcı olarak oyunca giren oyunculardı. Zaten o dakiklarda Liverpool'un inançsız görüntüsü yansıyordu sahaya. Neticede elendi Kırmızılar. Tabi bir İngiliz finalindense İspanyol-İngiliz finali tercih edilir.

Atletico'nun finale geliş hikayesiyle bitirelim postu. Şampiyonlar Ligi playoffunda Pana'yı 3-2 ve 2-0 yenerek lige girdiler fakat bu sezon için Kupa 1'deki son galibiyetleri oldu bunlar. Chelsea, Porto ve Apoel Nicosia'nın olduğu gruptan 3 beraberlik, 3 mağlubiyet alarak 3. çıktılar. UEFA Avrupa Ligi 2.turunda temsilcimiz Galatasaray'ı 1-1 ve 2-1'lik skorlarla geçtiler. Bu noktada herkesin ah o İtalyan Caner'in pozisyonunda penaltıyı verseydi, belki şu an Galatasaray'ı okuyorduk dediğini duyar gibiyim. Neyse, 3.turdaki rakip Sporting Lizbon'u ve 4.turdaki rakip
Valencia'yı aynı kombinasyonlarla, içerde 0-0, deplasmanda 2-2 ile geçtiler. Yarı finalde ise Liverpool'u eleyerek finale yükseldiler.

Final 12 Mayıs 2010'da Hamburg'ta.