Türk Telekom Arena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Telekom Arena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2012 Pazartesi

Şezlong Taraftarına Saygı Duruşu


 Hıncal Uluç'un başını çektiği, stadyuma gitmeden maçı yorumlayan kişilere verilen payedir 'Şezlong Taraftarı' olgusu. Kendileri, aksiyonun ortasında olmadan yorum yaptıklarından çokça eleştirilirler, hatta hakarete uğrarlar. Ancak, şezlong taraftarının stadyumu terketme sebeplerini kimse sorgulamaz, o artık tribüne gidecek kadar yürekli değildir yada tribüne gidenleri cahil sayalar. Ancak asıl sebeplerini ben bu sezon Türk Telekon Arena'da gözlemlediklerimle anlamaya başladım.

 Sezon başından beri inanılmaz bir erozyon var TT Arena tribünlerinde. Hiçbir şeyden memnun olmayan, beklentileri inanılmaz yüksek olan, tahammül sınırları çok düşük olan, kendi futbolcusuna çok rahat hakaret edebilen bir taraftar topluluğundan bahsediyorum.

 Son maçta, kötü bir performans göstermemesine rağmen (ki kötü olsa dahi hiçbir futbolcu ıslıklanmayı haketmez) ıslıklanan Hamit Altıntop'un o anki ruh halini cidden merak ediyorum. Büyük beklentilerle Galatasaray'a gelmiş olan Altıntop'un, ligin ilk yarısında Şampiyonlar Ligi maçları haricinde beklentileri karşılayamadığı bir gerçek, ancak bir sene doğru düzgün resmi maça çıkmayan bir oyuncuya kendi taraftarı sahip çıkmazsa kim sahip çıkacak acaba ?

 
 Bir başka tepki toplayan oyuncu da Emre Çolak. Hani şu Galatasaray taraftarının her daim gurur duyduğu, kendilerini farklı kıldığını düşündüğü altyapıdan gelmiş bir oyuncu. Emre halen üstüne koymaya çalışıyor, çabalıyor, kovalıyor, basıyor. Futbol zekasının çok üst düzey olduğunu şu an için söyleyemeyiz ancak alt yapıdan bu değerde bir oyuncu çıkartmışken ona sahip çıkmamak nedendir, bunu anlamak çok zor. Başka bir noktadan ele alırsak olayı, Emre Çolak, şu an bir Anadolu takımında top koşturuyor olsaydı, Galatasaray kendisine talip olmaz mıydı ? Kendisini almaya kalksaydı Galatasaray, sizce ne kadar bonservis bedeli ödemek zorunda kalırdı ?


 Bir de tribünlerin fenomeni Sabri olayı var tabi ki. Bu noktada benim de tribünlere tahammülüm olmuyor genelde. Bir taraftar, kaptanı ile her platformda neden dalga geçer ? Ayrıca bu futbolcu, bize ne yapmış ? Topu ısıracak kadar mücadele etmemiş mi ? Neymiş, orta yapamıyormuş, kendisinin jeneriklik en az on tane golünü bir çırpıda sayabiliriz ki şu an sahadaki görevi gol atmak da değil. Bir kaptan düşünün ki, son bir buçuk senedir doğru düzgün kadroya giremezken halen takımını deli gibi sahipleniyor. Ancak TT Arena'da Sabri oyuna girerken, gülüşmelerden, hafife almalardan geçilmiyor..




Seni anlıyorum şezlong taraftarı, sana saygı duyuyorum ve çok yakında senin yanına geliyorum..

17 Ocak 2011 Pazartesi

Kimin Eli Daha Güçlü ?

15 Ocak 2011 tarihi, Galatasaray camiası için asla unutulmayacak bir gece olarak tarihe geçti. Taraftar, yıllardır hayalini kurduğu yeni stadının çoşkusunu yaşadı, ya da yaşamaya çalıştı diyelim. Geceye sportif olaylardan çok, siyaset damgasını vurdu.

2 gündür basında ve internette her türlü olayı ve yorumu okuduğunuza eminim. Ben sadece, kısaca herkesin gözden kaçırdığı bir durumu aktarmaya çalışacağım.

Yapılan protestoların ardından, neredeyse her platformda, tüm devlet erkanından ve TOKİ başkanından binlerce özür dileyen bir Galatasaray başkanı ile karşı karşıyayız. Galatasaray tarihinde görülmemiş bir durum bu. Hiç kimse Adnan Polat'tan taraftarın yüzde yüz arkasında durmasını beklemiyordu, ancak bu derece kendi taraftarını karşısına alacağını da beklemiyordu. Şimdi, bu olayda asıl üzerinde durulması gereken mevzu;




Özürlerden özür dileyen Galatasaray başkanına karşılık, 2 gün üst üste bu mevzu ile ilgili sert açıklamalar yapan bir Başbakan bir de TOKİ Başkanı var. Şimdi size soruyorum, hangi durumda ortaya daha büyük bir kriz ortaya çıkardı ?

1. Başbakan'ın bu protestodan sonra stadı Galatasaray'a devretmemesi durumunda mı ?

2. Adnan Polat'ın Başbakan'dan özür diledikten sonra olası ; 'TOKİ Başkanı'nın kendi evimizde bize saygısızlık yapmasını hazmedemiyorum.' açıklaması mı ?

Eğer ki Adnan Polat, hükümetin stadı Galatasaray'a devretmemesinden korkuyorsa, ve bu sebeplerden dolayı böyle acz içerisinde ise, gerçekten onun iş bilirliğinden şüphe ederim. Bu safhadan sonra böyle bir şeyi yapmayacak kadar zeki olan bir Başbakan'a sahibiz çok şükür (!)


Bu krizin tek kaybedeni oldu, o da Adnan Polat. Hiç değilse seçime kadar takımın başında kalabilirdi, ancak görünen o ki, yakın zamanda bir ayrılık gözüküyor Galatasaray'da ..