Turkcell Super Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turkcell Super Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2010 Perşembe

3 Büyüklere Timsah Tokatı / 2009-2010 Sezonu Analizi

2009-2010 sezonu, tam anlamıyla tarihe geçecek bir sezon olarak akıllarda yer edecek. Yarım yüzyılı aşmış bir tarihi olan ligimizin artık 5 büyüğü var ! Bursaspor, tam bir Anadolu ihtilali yaparak, milyon euroları etrafa saçan 3 büyüklere tam anlamıyla futbol dersi verdi. Başarının paradan değil, takım olmaktan geçtiğini hepimizin yüzüne vurmuş oldu böylece.

Buyurun, ligimizin 'en'lerine şöyle bir bakalım ..

Sezonun Takımı : Bursaspor

Transfermarkt'a göre 129 milyon euro'luk Galatasaray'ı , 113 milyon euro'luk Fenerbahçe'yi ve 88 milyon euro'luk Beşiktaş'ı; 29 milyon euro değerinde bir takımla geçmişlerdir. Ama altını çizmemiz gereken nokta, takım olmalarıdır sanırım. Ertuğrul Sağlam önderliğinde, 'Çanakkale Geçilmez'i oynamadan, kendine güvenerek, akıllı bir oyun tatiktiğiyle tüm rakiplerini alt edip, ülkede futbol devrimine imza atmışlardır.



Sezonun Teknik Direktörü : Ertuğrul Sağlam

Bence geçtiğimiz yılın da en başarılı teknik direktörüdür. Geçen yıl, onun kurduğu Beşiktaş kadrosu şampiyon olmuştur. Yani son 2 sezonda 2 şampiyonluğun mimarıdır. Centilmen kişiliği ile 7'den 70'e herkesin sempatisini kazanmıştır. Ayrıca genö oyunculara verdiği önem, takdire şayandır. Bu hareketi, takımın zirveden kopması üzerine falan da yapmamıştır, en kritik maçlarda bile, yıldız transferleri Zapo'yu kesip, yerine genö oyunculara şans vermesi, bunun en büyük göstergesidir.



Sezonun Futbolcusu : Ozan İpek

Daha 2 sezon önce Kahramanmaraşspor forması ile şampiyonluk yaşadığında, sadece 2 yıl sonra Turkcell Süper Lig'in şampiyonlarından olacağı aklına gelmiş midir acaba ? Basamakları teker teker aşarak bu günkü yerine ulaştı. 22 Şubat'da oynanan Fenerbahçe-Bursaspor maçında 6 dakikada attığı 2 golle ülkenin gündemine oturdu. Belki de o gün, 3-2'lik galibiyet üzerine, Bursalılar şampiyonluğa inanmaya başladılar.



Sezonun Hayal Kırıklığı : Galatasaray

Yıldız transferlerinden sonra, tüm taraftarların beklentisi inanılmaz arttı doğal olarak. Bu transferlerin Frank Rijkaard hamurunda yoğurulacağını da düşündüğümüzde, Galatasaray, ligin doğal favorisi haline gelmişti. Sezon başındaki performansları da, beklentiler seviyesindeydi, ancak gel gelelim, Galatasaray'ın kronik hastalığı olan Saraçoğlu deplasmanından sonra rüzgar ters döndü, üzerine gereksiz şekilde yapılan devre arası operasyonu sonucu, takım ligi ancak 3. bitirebildi.



Sezonun Olayı: Fenerbahçe'nin Şampiyonluk Kutlamaları

Günah keçisi arayan bünyeler, bu olay sonrası suçluyu buldular: Zavallı anonsçu. Tribünden birinin yanlış bilgi vermesi sonucu, olaylar çorap söküğü gibi yaşandı, Kadıköy adeta yerle bir oldu. Gerçek suçlular mı ? Onlar Gündemi değiştirmeye aynen devam ediyorlar..

Sezonun Etkili Elemanı: Trabzonspor

Önce Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe'yi yenerek kupaya ulaşmış, daha sonra, ligin 34. haftasında yine Fenerbahçe'yle berabere kalarak, onları şampiyonluktan etmişlerdir. Sadece 2 maçla, tüm zirveyi etkilemişler, gerçek profesyonelliğin nasıl bir şey olduğunu cümle aleme göstermişlerdir.



Sezonun Centilmeni: Rüştü Reçber

Denizli, Atatürk Stadı'nda oynanan Denizlispor-Beşiktaş maçı sırasında, hakem Abdullah Yılmaz'a, hatalı karar verdiğini hatırlatıp, topun kendinden çıktığını söylemesi, bu coğrafyalarda sıradışı bir harekettir. Umarım onun gibiler başımızdan eksik olmaz . Uğur Meleke'nin de dediği gibi, Ne Maradona gibi çalım atmak, ne de Messi gibi hızlı olmak, önce Rüştü gibi centilmen olmak isterdim herhalde..



Sezonun Anlaşılmazı: Ankaraspor'un Düşürülmesi

Halen, düşürülmesini kimse tam olarak açıklayamıyor. Benim kişisel fikrim ise, Gökçek'lerin, taraftar gücü olan Ankaragücü'ne tamamen konsantre olmak için, diğer piyon takımı dışarıda bırakma oyunuydu bu. İyi de çalıştı, biz kuş beyinliler de 2 günde unuttu bu olayı.

Sezonun En Başarılı 11'i

Onur Kıvrak
Ali Tandoğan-Ömer E.- Lugano-Cale
Volkan Şen-Arda Turan-Alex de Souza-Ozan İpek
Makukula-J. Cesar

Teknik Direktör: Ertuğurul Sağlam - Abdullah Avcı.

9 Mayıs 2010 Pazar

Giden sevgilinin ardından



Cumartesi günü beklenenden çok daha fazla bir kalabalık vardı Ali Sami Yen'de. Sarı kırmızılı taraftarlar bu sene son kez görecekleri takımlarını uğurlamaya gelmişlerdi. Güzel bir oyun izleyerek ayrılmak istiyorlardı belki de sevgililerinden. Hava güzel, stad da doluydu ancak sahada bu ligi kafasında çoktan bitirmiş bir Galatasaray vardı.

Kolay değil tabii, çok değil 8 hafta önce eğer lider Galatasaray'ın ligin 33. haftasındaki maça şampiyonluk iddiasını tamamen kaybetmiş olarak çıkacağı söylense durum birazcık garipsenirdi, ama değerlendirmesini ligin sonunda yapacağım bir dolu nedenin bir araya gelmesiyle birlikte şartlar sarı kırmızılı takımı bu noktaya getirdi. Böyle hedeften uzaklaşmış bir takımda futbolcuların da oynama isteğinin azalması normal karşılanabilir. Ancak ligi 4. bitirmesi halinde sezonu en az 2 hafta erken açacak yani 2 hafta daha az tatil yapacak futbolcuların bunu umursamaz bir şekilde oynadıkları futbol asıl garip olan durum.

Rijkaard'in çıkardığı 11 ve özellikle sonrasında yaptığı değişikliler yönetime adeta mesaj verir nitelikteydi. Kırmızı kart cezası biten Barış'ı direkt ilk 11'e koyması, maç içinde Mustafa Sarp'ı oyuna alıp Mehmet Topal, Mustafa Sarp ve Barış Özbek'ten oluşan, teknik kapasitelerinin toplamı bir Lucas Neill etmeyen orta sahaya dönmesi sanki "işte elimdeki kadro bu" der nitelikteydi. Zaten 90 dakika boyunca Jo'nun ilk yarıda karşı karşıya kaçırdığı pozisyon ve 75. dakikada oyuna giren Gio'nun oyunu hareketlendirmesi hariç Galatasaray'ın oynadığı futbol tamamen bitse de gitsek havasındaydı. Antalyapor ise hiçbir iddiası olmamasına rağmen, takımın ortalama kalitesinin 3 gömlek üstünde olan Necati'nin önderliğinde güzel bir futbol oynayıp, hakettiği bir galibiyet aldı. Bu sezon 4. kez karşılaştığı rakibine 2. kez yenilen ve kendisini kupadan eleyen Antalyaspor'a karşı Galatasaray ligde kendi evinde de son 3 maçtır rakibine karşı üstünlük kuramıyor.



Maçın en güzel anı şüphesiz Emre Aşık'ın 90. dakikada oyuna girişiydi. 18 senelik futbol kariyerine nokta koyan Emre Aşık'ı Galatasaray tribünleri hem açılan pankartlarla hem de yapılan tezahüratlarla beraber layıkiyle uğurlamasını bildi. Maçın en ilginç olayı ise şüphesiz 89. dakikada oyuna giren ve maç boyunca sadece 1 kez topa dokunabilen Veysel'in, bu dokunduğu topu gole çevirmesi oldu. Kapalı tribünde maçın başında açılan ve kısa süre sonra ters çevrilen "konuştukça batıyorsunuz, kalbimizden çıkıyorsunuz" pankartı ise UEFA kupasını kazanmayı Galatasaray'ın sahibi olmak sanan eski futbolculara taraftarlar tarafından verişen bir mesajdı.

Sonuç olarak Galatasaray aldığı bu mağlubiyetle son hafta öncesi 3.lük koltuğunu da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı ve Beşiktaş'ın Bursaspor önüne daha motive bir şekilde çıkmasını sağladı. Ezeli rakibi Fenerbahçe'ye bu sezon iki kez yenilen, en yakın takipçisi Bursaspor'dan puan alarak liderliğe oturmasını sağlayan Galatasaray bu aldığı sonuçla sarı lacivertlilere son hafta öncesi bir güzellik daha yapmış oldu. Galatasaray'ın ligi bu son hafta öncesi, 51 senelik Süper Lig tarihinde ilk kez 2 sezon üst üste ilk 3'e giremeden bitirme ihtimali olması ise son iki senedir tarihinin en pahalı transferlerini yapan bir takım adına üzerinde uzun süre düşünülmesi gereken bir durum.