10 Temmuz 2011 Pazar

Akıl Tutulması

Her şeyden, herkesten sıkılırsın, fena halde bunalırsın. Rutini değiştirmek istersin, bazen başaramazsın. Tam da o dönemime denk geldi bu bloğun 2. Yılı. Rutini değiştirip, gönül verilen renklerin can sıkmasının da etkisiyle uzak kalındı bir süre. Eğer ki bu yazıları takip etmekte olan 1 kişi bile var ise, ondan özür diliyorum. Arada aldığım birkaç mesaj, beni yarım bıraktığım işe devam etmeye itti. Yani göz atan az sayıdaki dosta çok teşekkürler, sizler bu oyunu daha güzel kılıyorsunuz..

**
İnsan bazı şeylere inanmak istemiyor. Sadece ufak bir tesadüftür deyip geçmek istiyor. Her şeyin bu kadar kirli, bu kadar riyakar olmadığına inanmak istiyor. Ama sanırım temiz kalan çok az şey kaldı etrafımızda.

Bu ülkede ve dünyanın birçok köşesinde insanların bağlandığı basit bir oyun var. Adı futbol. Dünya'nın en basit oyunlarından. Birkaç karmaşık (ofsayt mesela) haricinde 22 adam 2 kale birkaç tane de hakemin yeterli olduğu naif bir spor. Süprizleri sayesinde milyonlar tarafından takip ediliyor hatta ilahlaştırılıyor. Ancak bu güruhun birçoğu sadece bir şeye odaklanıyor.. O da kazanmak. Kayıtsız, şartsız kazanmak. Ne pahasına olursa olsun, karşısındakini mağlup etmek. Spor doğası bunu gerektirir mi, kimse buna kafa yormuyor.

İşte tam da bu noktada, bu aralar herkesin canını sıkan olaylar gark ediyor. 6 gündür devam eden bir şike sıkandalımız var artık. Türkiye temiz ayaklar operasyonu vatana millete hayırlı olsun !
Ben, yargılananlar ya da olaylarla ilgili bir şey yazmayacağım. zira olayın hukuki tarafıyla hiçbir ilgim yok, bana pek ilginç de gelmiyor zaten. Ancak olayın büyük vehameti, Fenerbahçe Kulübü yetkililerinin akil olmayan açıklamaları.



Yönetim büyük şok içerisinde, bu kabul. Ancak ülkenin en büyük iş adamlarına sahip olan yönetimden bir Allah'ın kulu da çıkıp etkili bir açıklama yapamıyor mu ? Tabi ki yargıya yansıyan bir olay hakkında ayrıntılar konuşulamaz, ancak tutuklananlar haricinde geriye kalan gruba yakışan tek açıklama 'Biz 100 yıllık bir çınarız, bizde öyle şey olmaz' sığılığı mıdır ? Beri taraftan, ortada ispatı bulunan durumlara rağmen, halen daha ' Fenerbahçe'siz bir lig düşünülemez, Lig Tv bundan büyük yara alır, akıllı olun yani' açıklamaları da ne demektir ? İtalya'da Juve'siz bir lig düşünülmüşse eğer, bu ülkede Fenerbahçe'sizbir lig neden düşünülmesin ?

Diğer taraftan, Fenerbahçe taraftarlarının tavrı da gerçekten inanılmaz. Aralarından bir tanesi bile körü körüne savunma yerine olanları sorgulama yoluna gitmiyor. O takımı ölümüne destekleyen, lisanslı ürününü kullanan, boğazı patlayana kadar destekleyen, kendini bildiğinden beri aynı renklere aşık olan adamın, 1-2 ahlaksız adam yüzünden Fenerbahçeliliğinden utanması reva mıdır ?



Son olarak, Fenerbahçe kamaoyunda en akil olduğuna inandığım adamın, Aykut Kocaman'ın açıklamalarına değinmek istiyorum. ' Biz her maçı bileğimizin hakkıyla kazandık, oturup isteyen izleyebilir.' diyor, sonuna kadar da haklı. Ancak şu açıklamalarına kulaklarım inanamıyor:

' Ayrıca şike illa ki soruşturulacaksa, 58'dan bu yana gelen tüm sezonlar incelenmelidir.'

Şimdi bu ne demek ? 'Geçen sezon biz böyle bir şey yapmış olabiliriz, ancak bu ligde zaten hep şike var, onları da araştırın kardeşim !' demek. Kendi kendini ele vermek demek. Bunu söyleyen insanla, Trabzonsporlulara centilmenliği sebebiyle takımdan uzaklaştırılan kişi arasında dağlar kadar fark var. Yani Fenerbahçeli Aykut ile teknik direktör Aykut Kocaman aynı değil aslında.

***

Futbolu kullanarak güç gösterisi yapmak, iktidara yaranmak bu coğrafyada çokça gördüğümüz durumdur. Bu yüzdendir ki, Kenan Paşa'nın emriyle Türkiye Kupası'nı aldı diye 1. lige çıkarılan MKE (Açılımını da pek kimse bilmez, ama bilenler Ordu ile nasıl bir bağlantısı olduğunu iyi bilirler.) Ankaragücü'ne hiçbir zaman ısınamamışımdır. Franco yönetimindeki İspanya'da Real Madrid hükümdarlığının hep güç destekliği olduğu hissi kaplar içimi, o yüzden Katalanca konuşmak yasakken sadece Barça maçlarında Katalanca konuşabilen, hatta tezahurat yapan Barçalılara büyük saygı duyarım.

Son negatif örneğimiz ise bizim topraklarımızından. Başbakan geçen hafta kabineyi açıkladı. 2 isim direkt olarak futbol ve futbolun getirdikleri sayesinde o koltukları 5 yıl meşgul edecekler. 15 Ocak 2011 TT Arena açılışında yaptığı konuşmada Rahmetli Özhan Canaydın'a ve Galatasaray taraftarına kendi evinde hakaret eden Erdoğan Bayraktar bey, ülkemizin yeni Çevre Bakanı oldu. Aynı geceki olayları twitter hesabından 'aciz, sefil Galatasaray taraftarının saçmalığı' diye nitelendiren Suat Kılıç da yeni Spor bakanımız oldu.

Aziz Türk Milletine hayırlı uğurlu olsun !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder