12 Haziran 2010 Cumartesi

NBA FINALS 2010 -DÖRDÜNCÜ MAÇIN ARDINDAN-

Serinin 4. maçında kazanan taraf Celtics oldu ve seri 2-2'ye geldi, tam da bu noktada aklıma bişey geldi ama neyse içimde kalsın, söylemeyeceğim.

Neyse konuya geri dönelim biz, Boston için ölüm kalım maçıydı açıkçası bu maç, seri 3-1'e gelseydi eğer, o serinin dönüşü pek de mümkün olmazdı heralde. Lakers'sa işi Boston'da bitirme derdindeydi. Bunun içindir ki, her iki takım da maçın tamamında savunmadaki sertliğini korumaya çalıştı ve uzun süre sıkışan hücumlar izledik arka arkaya. İşte bu sıkışan hücumları açan yine beklenmeyen bir isimdi. 4. maçta Lakers adına Fisher'in yaptığı işi, 5. maçta Boston adına Glen Davis yaptı ve takımına galibiyeti getirdi.




Boston maça Paul Pierce'la etkili başladı, ki bu maç Paul Pierce'ın bu serideki en etkili maçıydı, belki de etkili olduğu tek maçtı. Ray Allen'sa maç başında bir isabet bulduktan sonra ilk yarıyı 1/7'le tamamladı. Özellikle de böylesine savunmaların öne çıktığı bir maçta fark yaratmak adına Boston'un bu iki suskun skoreri çok çok önemliydi. İlk yarı, savunmaların önderliğinde tamamlanacakken karşı tarafta o farkı yaratacak isim çıktı sahneye. Arka arkaya 3 isabetle 8 sayı üretti Kobe ve takımını bu denli kısır geçen maçta bir anda öne fırlattı. İlk yarı Lakers için olumlu biçimde biterken belki de olabilecek şeylerden en kötüsü oldu ve maç öncesi sakatlığı nedeniyle oynayıp oynamayacağı tartışılan Bynum'ın sakatlığı nüksetti ve Bynum ikinci yarının çok kısa bir süresi hariç takımını yalnız bırakmak zorunda kaldı. Bu da Lakers'ı inanılmaz olumsuz etkiledi maçın ikinci yarısında. Glen Davis'in bu denli parlamasında da esas neden buydu aslında. Özellikle savunma anlamında hiç ortalarda gözükmeyen Odom'un zaafını müthiş kullandı ve maçı 18 sayı ve 5 ribaundla tamamladı. Dikkat çeken noktaysa bu 5 ribaundun 4'ünün hücum ribaundu olması ve bunların sonucunda Davis'in skor üretmesiydi. Tekrar söylüyorum, savunmaların öne çıktığı böyle bir maçta, atılacak her sayı bir şampiyonluk değerindeydi aslında. Fakat zannediyorum ki, Lakers tarafı bu işin pek farkında değildi ve dün eli adeta yanan Kobe'ye topu geçirmeyi hiç akıllarına getirmediler ve Kobe'nin tutuşan elleri soğudu, zaten sıkışan hücumda da Lakers Odom'un bir iki zorlama basketi dışında hiç bir şey üretemedi. Bütün bu faktörler, Boston'un galibiyetinde çok büyük rol oynadı.




Ayrıca Glen Davis'in başını çektiği Boston benchindeki diğer isimler için de bir iki kelam etmek lazım heralde. Her daim en fazla eleştiri alan isim olan Nate Robinson dün çok önemli işlere imza attı, 16 dakika süre aldı 12 sayı attı ve maçın en önemli isimlerinden biri oldu. Böyle bir şey söyleyeceğime hiç inanmıyordum ama söylemek zorundayım ki Nate gerçekten çok önemli işlere imza attı. Rasheed maçın en kritik anında bulduğu uzun mesafeli bir 3 sayı isabetiyle o da galibiyette ucundan bir pay sahibi oldu. Ve benchten gelip katkı yapan son isim de savunmada Kobe'ye uyguladığı baskıyla Tony Allen oldu. Kobe'nin müthiş formda olduğu günde, arkadaşlarının onu unutmasının yanı sıra ona top aldırmamayı prensip edinen iyi savunması da oldukça önemliydi.




Sonuca bağlarsak, Bynum'ın sağlık durumu bu serinin geleceğinde çok önemli bir faktör olacak. Çünkü hep bahsettiğimiz Lakers'ın içeriyi ısrarla kullanması gerektiği teorisinin esas adamı Bynum. Aynı zamanda yine, yeniden Kobe ve Rondo diyorum.

Serinin 5. ve benim için en önemli maçı pazarı pazartesiye bağlayan gece 3'te yine Boston'da oynanacak ve ardından seri Los Angeles'a taşınacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder